Enstitülerimiz
İstanbul Medeniyet Üniversitesi
Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
21 Temmuz 2010 tarihli ve 27648 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6005 Kanun No ile kurulan İstanbul Medeniyet Üniversitesi, İstanbul’un Anadolu yakasında konuşlanmış bir DEVLET üniversitesidir.
09.01.2019 tarihli ve 576 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile; Üniversitemizde daha önceden faaliyet gösteren Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri, Eğitim Bilimleri ve Sağlık Bilimleri Enstitüleri kapatılmış ve alan ayrımı olmaksızın “Lisansüstü Eğitim Enstitüsü” açılmıştır. Hali hazırda Enstitüde 60 Anabilim Dalı Başkanlığınca 130 lisansüstü program yürütülmekte ve kayıtlı 1500+ öğrenci bulunmaktadır.
Bilim Tarihi Enstitüsü
Bilim Tarihi Enstitüsü, Eski Çağ’dan günümüze farklı medeniyet havzalarında üretilen bilimin tüm dallarının tarihini bir bütünlük içinde inceleyen, bilimsel bilginin oluşum, gelişim ve etkilerini hem teknik hem de disiplinlerarası bağlamda araştıran, ulusal ve uluslararası iş birlikleri kurarak, küresel ölçekteki bilim tarihi çalışmalarına öncülük eden bir kurum olmayı amaçlar. Enstitünün akademik önceliği, bilimsel gelişmelere paralel olarak kendisini sürekli güncelleyen ve yeniden tanımlayan bilim tarihinin mahiyetini belirleyici konuma ulaşabilmektir. Bu sayede günümüzde baskın etkisini sürdüren Batı-merkezli bilim tarihi okumasının terkedilmesini sağlamak ve Eski Çağ’dan günümüze bütün insanlığın ortak mirası olan bilimsel bilginin önyargısız, anakronik ve Whiggist yaklaşımlardan arınmış olarak okunmasını teklif etmek amaçlanmaktadır.
Kıraat ve Mushaf Araştırmaları Enstitüsü
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Kıraat ve Mushaf Araştırmaları Enstitüsü, 01/11/2023 tarihli ve 2023/7759 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile kurulmuştur. Enstitü, yalnızca kıraat ilmi araştırmalarına odaklanmakla kalmayıp Mushaf araştırmalarını da merkeze alması bakımından Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşımaktadır. Kıraat ve Mushaf araştırmaları Kur’an-ı Kerim’i kıraat, tilavet ve kitabet yönleriyle bilimsel incelemenin konusu yapmaktadır. Bu alan, Kur’an-ı Kerim’in nazil olduğu dönemdeki özgün telaffuz biçimini ve kadim yazım geleneğini merkeze alan, bir yandan tarihsel süreçte ortaya konan kıraat mirasını gün yüzüne çıkarmayı, diğer yandan ihtiyaç ve problem odaklı otantik ve özgün akademik katkılar sunmayı amaçlayan çift yönlü bir misyon üstlenmiştir.
Kıraat ve Mushaf Araştırmaları Enstitüsü, ülkemizde kıraat ve Mushaf çalışmalarına öncülük edecek; yurt içinde ve dışındaki enstitüler, araştırma merkezleri, müzeler gibi kurumlarla doğrudan iş birliği ve anlaşmalar yapabilecek kapasitede bir yapı olarak tasarlanmıştır. Enstitünün, ulusal ve uluslararası beklenti ve ihtiyaçları dikkate alarak başlattığı araştırma ve eğitim programlarıyla, kıraat ve Mushaf çalışmalarını küresel ölçekte akademik dünyaya tanıtacak bir merkez haline gelmesi hedeflenmektedir.
Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü
Bilgiler hazırlanıyor…
